Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Nedir? Ne Değildir?

Zorunlu bireysel emeklilik sistemi nedir? Bildiğimiz yıllardır uygulanan bireysel emeklilik sisteminden farkı var mıdır? Yararı zararı nelerdir? Gerçekten zorunlu mudur?

Bugün bu sorulara hep birlikte cevap arayacağız. Başlamadan önce bireysel emeklilik sistemleri hakkındaki görüşlerimi okumak isterseniz tıklayınız.

Öncelikle adından da anlaşılacağı üzere zorunlu bireysel emeklilik sistemi, çalışanların kendi istekleri dışında 1 Ocak 2017 tarihi itibariyle kademeli olarak kurumların çalışanları adına başlatacağı Sosyal Güvenlik Kurumuna(SGK) ek bir emeklilik sistemi. Uygulama 45 yaşın altındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan kamu ve özel sektör çalışanlarının tamamını kapsıyor.

1000 ve üzeri çalışana sahip işverenler için 1 Ocak 2017, çalışan sayısı 250 ve üzerinde ancak 1000’den az olan işverene bağlı olarak çalışanlar için 1 Nisan 2017, çalışan sayısı 100 ve üzerinde ancak 250’den az olan işverene bağlı olarak çalışanlar için 1 Temmuz 2017 tarihinde, kamu kesiminde çalışanlar için ise 01 Nisan 2017 tarihinde zorunlu bireysel emeklilik başladı.  okumaya devam et

Bireysel Emeklilik Gerekli Mi?

Bireysel emeklilik 2003 yılından itibaren ülkemizde kullanılmaya başlamıştır. Sistemin genel çıkış amacı insanları birikime yönlendirmek. İşin gerçek yönüne gelirsek, buzdağının altında olayların biraz farklı olduğunu görebiliyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK)’ndan önce ülkemizde üç çeşit emekli vardı. Emekli sandığı, bağkur ve ssk; bunlar kendi aralarında farklı şartlarda emekli olmakta, farklı maaşlar almaktalardı. Sonra 2006’da çıkan 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile hepsi tek bir çatı altında toplandı. Yapılan düzenlemeler sonucunda 01 Ocak 2008 ve sonrasında ise ilk kez işe başlayanlar artık SGK’lı olmaya başladılar. Gelelim aradaki farka; üç kurumu birleştirmekteki ana amaç devletin artık emekli maaşlarını ödemekte zorlanmasıydı. Bu kanunla emekli yaşı arttırıldı ve emekli olunca yapılan toplu ödeme yapılıp yapılmayacağı çok net değil. Dolayısıyla devlet insanları özel emeklilik şirketlerine yönlendirmeye başladı. Devlet katkısı %25 yapılarak girişlerin artması sağlandı. Bu devlet katkısı oranına da hakediş süreleri koyarak sistemden çıkışları azalttı. Ayrıca devlet bireysel emeklilik şirketlerinin parayı değerlendirmek için aldığı hazine bonoları ve devlet tahvilleri vasıtasıyla ek bir gelir kalemi daha kazanmış oldu.   okumaya devam et